Başlangıç > Yazılar > Çağlayan eylemi, Cezaevleri ve Türkiyelileşme

Çağlayan eylemi, Cezaevleri ve Türkiyelileşme

Devrimci olmaya gerek yok, insani ilkeler vardır. Şunu öğrenememiş dinli-dinsiz her tür ‘devrimci’, ‘demokrat’, ilkesiz, insaniyetsizdir; velevki terör eylemi, velevki masumları hedef almış olsun, velevki eylem devrimci eylem değil derin eylem olsun, velevki eylemin devlete zarardan çok yararı var olsun, velevki eylemin de eylemcilerin de elle tutulur hiçbir yanı olmasın vs… Bunların hepsi konuşulur, tartışılmaz değildir, tartışacağız da. Ama önce, ilk sözün ‘katil devlet’, ‘katilleri açıkla devlet’, ‘yaşatmasını değil öldürmesini iyi bilen devlet’ olamıyorsa, ‘ölüm değil çözüm’ için iktidara, güçlüye, egemene baskı yapılmıyorsa ya da en azından susulmuyorsa sen de devletsin, iktidarsın, egemensin demektir. 11 Eylül’de bile ilk önce ‘katil Amerika’ diyeceksin, ‘sorumlu sensin emperyalizm’ diyeceksin. Bu ilkeli olmanın asgari karşılığıdır. Bu kadarcık ilkeli ol, sonra sever misin söver misin sana kalmış sayın ‘devrimci’.

(IŞ)İD’le kaç senedir müzakere halinde bu Ak Parti hükümeti, ‘bizi resmen tanı’ dediler iki günde tanıdılar, iki ay müzakere ettiler, ki aslında sürekli müzakere halindeler. Bu rehin eylemini (IŞ)İD yapsaydı şuan iktidar ‘hayat sözkonusu’ edebiyatları yapıyor olacaktı, şimdi ‘teröristle pazarlık olmaz’ diyorlar.
‪#‎BerkininKatilleriAçıklansın‬ dediler, devlet de ‪#‎katilibiliyorsunuz‬ ama bir kez daha gösterelim dedi ve en iyi bildiği şeyi yaptı, öldürdü.

Cezaevleri doldu taştı ama kimlerle?

15 yıl içerisinde Türkiye’nin nüfusu yaklaşık yüzde 24 artarken, tutuklu ve hükümlü sayısı yüzde 234 oranında artarak 164 bin 461’e ulaştı. Yani mevcut cezaevlerinin kapasitelerinin çok üzerinde. Ancak telaşa gerek yok, hükümetimiz 2017’nin sonuna kadar 64 yeni cezaeviyle kapasiteyi 255 bine çıkaracak.

Ha bu arada cezaevleri Balyozcularla, Ergenekoncularla, 28 Şubatçılarla, Jitemcilerle, 12 Eylülcülerle, yolsuzluk, faiz, hortumcu hırsızlarla, işkencecilerle, faili meçhullerin failleriyle vs ile dolu sanmayın. Hepsiyle ittifak kurup, anlaşıp bıraktılar, hepsiyle… Bazıları da bakanıyla, vekiliyle içlerinde zaten.

Önce ‘Türk Devleti’ Türkiyelileşsin

Türk lirası, Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk Dil Kurumu, Türk Hava Yolları, Türk Tarih Kurumu, Türk Patent Enstitüsü, Türk bayrağı, Türk Standarları Enstitüsü, Türk malı, Türk Ceza Kanunu, Türk Hava Kurumu, Türk Polis Teşkilatı …
Yüz binlerce siyasi tutsağın davalarında karar metinlerinin başında kocaman harflerle yazan ‘TÜRK MİLLETİ ADINA’verilen senelerce hapis cezaları…

Anayasada 74 kere geçen Türk Devleti (‘Türkiye Devleti’nden fazla geçiyor), her vatandaş Türk’tür, Türk Milleti, Türk toplumu gibi ifadeler… Saymakla bitmez.

Önce bi TC ve milleti Türkiyelileşsin de Kürtlerin Türkiyelileşmesi sonra tartışılmaya açılsın açılacaksa.

Benim gönlüm Anadolu halklarının Anadolulaşması, Mezopotamya halklarının Mezopotamyalılaşmasından yana. Ama Türkiye Türklerin ve Kürtlerin ‘ortak vatanı’ olacaksa Kürtler ancak Kürdistanileşerek asgari barışa ve bu ‘ortak vatana’ katkı sunabilir. Bu bağlamda Türkiye ilk önce Fırat’ın doğusuna Doğu ve Güney Doğu Anadolu demeyi bırakmalıdır. Zira Anadolu’nun doğu sınırı coğrafi olarak ve binlerce senelik tarihiyle sabittirki Fırat’tır. Fırat’ın doğusu Kürdistan’dır, Mezopotamya’dır.

İlgili bir yazı: Kürdistan Kürtlerin mi?

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: