Başlangıç > Yazılar > Diyarbakır mı kaçakçı DEDAŞ mı?

Diyarbakır mı kaçakçı DEDAŞ mı?

Devlet kurumlarının ve şirketlerin Kürdistan belediyelerine karşı saldırıları özellikle son seçim ardından had safhaya ulaştı. Özellikle DEDAŞ Diyarbakır’da hayatı felç etmek istercesine, pervasızca ve küstahça saldırgan bir tutum içerisinde. Her gün uygulanan elektrik kesintileri hem gündelik yaşamı doğrudan vuruyor hem de borcu olmamasına rağmen DİSKİ tesislerinin de elektrikleri kesilerek merkez ve ilçeler susuz bırakılmaya çalışılıyor. Halkı isyan etme noktasına getirmek istiyorlar, böyle giderse halkın tepkisi isyana da dönüşecek gibi. Ama elektriksiz, susuz kalan halkın örgütlü ve bilinçli bir halk olduğunu unutuyorlar. Bu görünür hale gelen tepki isyana dönüşürse belediyeleri değil devleti, şirketleri vurur.

Senelerdir ve hala her gün basında ‘doğuda Kürtler kaçak elektrik kullanıyor’ denilerek halk karalaması yapılmaya çalışılıyor. Zaten kaçak elektrik, sınır kaçakçılığı, kaçak çay hep bu Kürtlerin işi. Doğru, neye kaçak dediğinizi göre değişir. Türkiye’nin, ekonomisi, kültürleri, doğası, yaşamı en çok gasp edilmiş bölgesi açık ara doğu mudur, doğudur. Bir yandan bölge halkına yönelik katliamlar gerçekleşirken diğer yandan Mustafa Kemal’in 1936′da verdiği ‘boşa akıp giden su servetinden elektrik üretmek’le ilgili emriyle kaçak olarak inşa edilmeye başlanan baraj ve santraller Türkiye’nin elektrik ihtiyacının çok büyük bir bölümünü üretmeye başlamıştır. Hatta bölgede üretilen elektrik tüketimden fazla olduğu için ülke dışına ihraç edilmiştir. Sadece GAP kapsamında Türkiye’nin tükettiği elektriğin yüzde 44’ü bu coğrafyanın doğası ve insanı tüketilerek üretiliyor. Bölgenin 21 ilinde toplam tüketilen elektrik ise %6,8! Kim kaçakçı, kim soyguncu, kim hırsız? Hem bölgenin suyunu toprağını talan et, en bereketli topraklarda yaşayan halkı bir ekmeğe muhtaç et sonra da ‘onlar kaçak elektrik kullanıyor’ de. Kaçak elektrikçi devletin ve şirketlerin kendisidir. Kürdistan halkı verecekli değil alacaklıdır. DEDAŞ ve türevlerinin bu saldırıları devam ederse alacaklarını almasını da bilirler kaçakçı devletten ve şirketlerden. Sen kalk bir ülkeyi, bir halkı, bir aileyi böl, parçala, aralarına kaçak sınırlar koy bir de üstüne yok etmeye çalış. Ondan sonra bu halkın, bu ailenin kendi aralarındaki yapay sınırlar, mayınlar pahasına bir lokma için yaptıkları alışverişlere ‘kaçakçılık’ diyerek mahkum et, karalama yap. Bu sınırları kim koymuşsa kaçakçı odur.

Velhasıl; kaçak her şey ananızın ak sütü gibi helaldir.
Su, toprak ve enerji komünleri barış için olmazsa olmazdır.

Diyarbakır Belediyesi eş başkanlarının haramzadeleri ifşası ve uyarısı; ‘DEDAŞ Amed’e savaş açtı’ – https://www.facebook.com/OzerkYasam/posts/567207783414431

(Barış süreci ve doğa direnişi ile ilgili ‘Ha tankın topu, ha iş makinasının kepçesi’ başlıklı yazıyı okuyabilirsiniz; https://ebrari.wordpress.com/2013/08/13/ha-tankin-topu-ha-kepcenin-kepcesi/ )

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: